bana bir bez verin, bütün dünyanın tozunu alayım

bana bir bez verin, bütün dünyanın tozunu alayım

Günaydın boş durmayı sevmeyenler,

Eskiden beri tek bir şey yapamam ben, bir şey yanı bir şey şeklinde geçer hep hayatım.

Mesela film izlerken resim çizerim, seramik yaparım, örgü örerim, oje sürerim, hiç olmadı elimde bir sudoku kitabı, ona bakarım arada, ama muhakkak ekstra bir şeylerle uğraşırım, ben öyle sabit oturabilen biri değilim pek, bu yüzden bana zevk veriyor ekstra bir şeylerle uğraşmak ama görüyorum ki seramikle uğraşmak ayrı bir zevkmiş, çamurla oynamaya başlayınca insanın aklında başka bir fikir dolanmıyormuş, zihni tamamen boşalıyor, yaptığı şeyin dahasını hayal ediyormuş sürekli. Herkes aynı şekilde mi hisseder bilemiyorum ama benim için öyle bir şey oldu bu seramik olayı 🙂

Yaptıklarımı seviyorum, hatalarımı seviyorum, bir bebeğin yanağını okşar gibi dokunuyorum onlara, sevgiyle yoğuruyorum çamuru, sevgiyle süngerleyerek yumuşatıyorum sert hatlarını, hayatımı da bu şekilde yönetebilmeyi diliyorum bunu yaparken, sert hatlarımı biraz su ve minicik süngerle yumuşatabilmek 🙂 zor görünüyor ama en azından deniyorum.

Hani derler ya “kafam bir dünya”, ben de öyle hissediyorum bu aralar, aklım sürekli dolu, kalabalık, yoğun, düşünceler birbirinin ardı sıra tartaklıyor birbirini, susmuyorlar, kuyrukları birbirine değmeyen kırk tilki misali aklım, normalde bu durum daha çok çalışmama, daha çok üretmeme, az uyumama ve daha çok yaşamama neden oluyor belki ama şu aralar öyle hissettirmiyor. Belki son zamanlarda herkesin üzerine çöreklenen ruh halidir benim üzerime de çöreklenen ama gitsin istiyorum, sadece silkelenmek ve kendime gelmek istiyorum yeniden, yenilenmek istiyorum, umutlanmak istiyorum, sonuçta bizler okudukça, yazdıkça, ürettikçe, birbirimize sıkı sıkı tutundukça daha güzel bir yer olacak dünya.

Bizlere, ruhu geniş olan insanlara güvenerek, inanarak büyüyecek çocuklar, iz bırakacak işler yapmıyor bile olsak, en azından gönül kırmayacak insanlar olabiliriz, en azından ruhumuzu temiz tutarak bunun da olabileceğini gösterebiliriz ardımızdan yürüyenlere, umut etmekten vazgeçmemeliyiz, şükretmekten de.

Bu yazıyı kendime yazmam lazım aslında ama bazı duygular paylaşınca çoğalırdan yola çıkarak sizinle de paylaşıyorum, bu aralar dileğim “bana bir bez verin, bütün dünyanın tozunu alayım” şeklinde 🙂

Hepimize hem bedenen hem de ruhen sağlık dilerim

Sevgiler

Hakkında Şebnem Kartal İşseven

hayatına Güneş doğmuş şanslı bir kadın

Yoruma kapalı.

Scroll To Top