Kış Aylarında Hastalıklarından Korumanın Yolları

Kış Aylarında Hastalıklarından Korumanın Yolları

İstanbul’un çıplak ağaçları, kışın en belirgin habercisi…

Şubat ayına gelmiş olmamıza rağmen hala tam anlamıyla kar görmemiş olsak bile, en azından ağaçlara bakıp, kışın geldiğine ikna olabiliyoruz.

 

Kış ile birlikte hastalıklar da kendini göstermeye, göstermekle kalmayıp çevremize, hatta hanemize kadar yayılmaya başlıyor.

Hastalıklardan korunmak için izleyebileceğimiz bazı yollar var. Ancak elbette bunlar kesin çözüm değil, sadece hastalığı durdurmak için denenebilecek bazı taktikler.

Bu taktikleri denemenin hiçbir sakıncası yok, ama siz bunları yaptım, yine de hasta oldum diyorsanız, C vitamini tüketmeyi arttırmakta fayda var derim 🙂

KAT KAT GİYİNELİM

Ağaçlar soyundukça üzerinden yapraklarını, bizler giyiniyoruz sıkı sıkı. Havaların değişkenliği nedeniyle hasta olma riskimiz de oldukça artıyor. Bu nedenle bu havalarda yapmamız gereken, LAHANA gibi giyinmek ve gerektiğinde üst katlarımızdan kurtulmak. Body, T-Shirt, Gömlek, Hırka, Mont, Atkı şeklinde giyinirsek, dışarıda üşümeyeceğimiz gibi, sıcak bir ortama girdiğimizde de birer kat çıkartarak sıcaktan bunalma olayını da ortadan kaldırmış oluruz. Malum, iç mekanlarda inanılmaz bir klima ile ısınma olayı mevcut, bu sıcak-soğuk etkileşimini kriz haline sokmaktansa, onu kontrol altında tutabilmeyi sağlamalıyız.

5

SIVI TÜKETELİM

Evet, bol bol sıvı tüketmemiz gereken bir dönemdeyiz. Tüketmemiz gereken bir çok bitki var ve bitkiler sayesinde metobolizmamızı kuvvetlendirerek güçlendirebiliriz.

Kendimize şöyle kocaman bir bardak bitki çayı hazırlayabiliriz mesela. Kaynamış suyun içerisine Zerdeçal, Zencefil, Adaçayı, Ihlamur koyup bir kaç dakika bekleyebilirsiniz ve tabi ki Bal ekleyerek hafif kekremsi tadı olan bu çayın tadını yumuşatabilirsiniz. Çayınıza tarçın ekleyebilirsiniz, tarçın seviyorsanız, çayınızı tatlandıracak ve içimini kolaylaştıracaktır.

Bunun dışında ara ara farklı bitki çayları da tüketebilirsiniz. Gül Goncası Çayı, Nar Çiçeği Çayı, Kuşburnu ve daha bir çok çeşit çayı tercih edebilirsiniz. Böylece hem sıcak bir şeyler içip içinizi yumuşatacaksınız, hem de sıvı tüketmiş olacaksınız.

Pek tavsiye edilmemesine rağmen, arada oralet tadında kivi çayı kaçamağı da yapılabilir, ama katkı maddesi barındırdığı için sürekli içilmemesi gerektiği de aşikar…

C VİTAMİNİ TÜKETELİM

C vitamini vücutta depolanamadığı için hergün yeniden alınması gereken bir vitamindir ve faydaları malum, say say bitmez. C vitaminin bağışıklık sisteminin güçlü olmasında etkisi büyüktür ve C vitaminin eksik olduğu bünyelerde yaraların iyileşmesi gecikir, özellikle ağızda yara oluşumları artar. Bu nedenle C vitamini tüketmemiz, hastalıkları ötelemekten ziyade, onlarla savaşmamızı sağlayacaktır. Bir tane portakal yediğinizde günlük almanız gereken C vitamin ihtiyacınızı karşılamış olacaksınız, bunun yanı sıra yeşil ve kırmızı biberde de yüksek oranda C vitamini mevcuttur. Bunların dışında birçok meyve ve sebze de C vitamini barındırmaktadır. Özellikle kış aylarında tüketeceğimiz meyve ve sebzeleri daha bilinçli seçmemiz, sağlıklı kalmamız açısından fayda sağlayacaktır.

12

MİKROPLARI YOK EDELİM

Etrafımızı hastalık mikropları sarmış olmalı, her ne kadar hasta olmasak bile, hasta olmak üzere olduğumuzu unutmayalım, çünkü maalesef kış hastalıkları genelde bulaşıcıdır. Dolayısı ile kendimizi korumak adına sık sık ellerinizi yıkayabilir, dışarıda iseniz pürel kullanabilirsiniz. Evdeyseniz ve imkanınız varsa Adaçayı kaynatıp bunun buharını bulunduğunuz ortama yayabilirsiniz. Çünkü Adaçayı’nın mikrop kırıcı özelliği vardır.

13-MIKROPLARI_YOK_EDELIM

Sağlıklı günler dilerim.

7/24 kadın

http://724kadin.com/kis-aylarinda-hastaliklardan-korunmanin-yollari/

Hakkında Şebnem Kartal İşseven

hayatına Güneş doğmuş şanslı bir kadın

Cevapla

Scroll To Top